ANLATACAK NEYİN VAR: ”01:53”

  SAAT 01:53

   Her zaman kafamıza takılacak bir şeylerin olduğunu fark ediyorum. Yaşadıklarımız,  yaşayamadıklarımız ve yaşayacaklarımız ile ilgili. Ben en çok hissettiklerimi düşünürüm. Ne hissettim? Neden böyle hissettim? Böyle hissetmem normal mi? Sanırım beni ben yapan şeyin hislerim olduğuna inandığım için.

Bazen gördüğün bir şey seni bir ruh halinden alıp bambaşka bir ruh haline sokabiliyor. Mesela güne mutlu, enerjik başlayıp gün sonunda kendini hüzün ve sakinlik içinde bulabiliyorsun. Bilirsiniz zaman zaman duygularımız taşar; bazen kahkahalarla bazen gözyaşlarıyla… Bir şekilde taşar. Nedenini bilmeyiz ama iliklerimize kadar hissederiz. Ve bu her zaman olmaz. İşte bugün o nadir günlerden biri. Çünkü bugün her zaman ki gibi başlamadı… Her sabah huzurlu uykumdan aydınlık günüme uyanırdım. Bu günse sıçrayarak, yataktan kovulmuşçasına gecenin karanlığına uyandım. Bugün iliklerime kadar o hissi yaşadım; Tedirginlik, huzursuzluk belki de korku. Adını koyamıyorum ama o hissi biliyorum. Peki gecenin bu saati beni yatağımdan kovan şey neydi?

Bir rüya mı? Hayır, hayır bu bir kabus. Terlemiştim, titriyordum ve gözümden usulca yaşlar akıyordu. Her zaman böyle rüyalar görmezdim. Gördüğüm şeyi yarım yamalak hatırlıyorum; Gece vakti bir ormanı izliyorum. Ağaçların arasında bir şey bana bakıyor. Ne olduğunu anlamaya çalışıyorum. İyice bakınca gözlerini gözlerime diktiğinde içimdeki tüm huzuru emen bir baykuş görüyorum. O koca korkunç gözleri hala hatırlayabiliyorum. Ve bana hissettirdiği şeyi.

Rüyalara inanırım biliyor musunuz?

    Hümeyra Vuslat YASAN