”MAZİDEN ATİYE AYDINCA HAREKET”

Münevverhane Kulübü Türkiye Diyanet Vakfı Ankara Kız Öğrenci Yurdu’nda 10 öğrenci tarafından kuruldu.3 yıldır büyük projelere imza atan öğrenciler kendilerini.. davalarını anlattı..

”Bir avuç insan” tam olarak onları ifade eden bir çokluk kavramı. Gönlünde ızdırap tohumları barındıran üç beş üniversiteli genç..2015 aralık ayında karınca kararınca koyulmuşlar yola. Bozuk dünya düzeni karşısında hür bir seda olarak dimdik durmak..sessizce akan göz yaşlarına deva olmak için..

”MÜNEVVERHANE” adını vermişler umutlarına..Zulmün..acının kol gezdiği dünyaya aydınlık bir pencere açmışlar. Bir öğrenci kulubünün neler yapabileceğini gözlerinde Kudüs’e doğan güneşin ışıltısı ile anlattılar:

Kulübün kurucusu olarak önce sizi biraz tanıyalım?
Yüsra Ferligül. 24 yaşındayım Hacettepe Üniversitesi Ergoterapi mezunuyum.

Münevverhane Kulubü nasıl ortaya çıktı, kuruluş aşamasından bahseder misiniz?

3. sınıf öğrencisiyken katıldığım bir konferansla başladı aslında her şey. ”Kudüs’ü Kudüslülerden Dinleyin” adlı bir program. Sinevizyondan izleme fırsatı bulduğum 45-50 dakikalık bir konferanstı. Çok etkinemiştim..Çıktığımda bu dava için bir şeyler yapmalıyım dedim. Ve o günden itibaren bu yolda bir şeyler yapmak için çabalıyoruz.

Yaptığınız projelere geçmeden önce kulübünüzün isiminden biraz bahsedelim, neden Münevverhane?

Münevver aydınlar, aydın kesim manasını taşıyor. Münevverhane’den h’yi çıkarttığımızda da münevverane yani aydınca anlamı çıkıyor. İki manayı da kapsaması adına Münevverhane adını verdik. Münevverhane ”Maziden atiye aydınca bir hareket” diyerek çıktık yola.

Kulübün ilk çalışması neydi? Kendinizi nasıl tanıttınız, Münevverhane nasıl sistematik bir hal aldı?

Aslında ilk olarak oda arkadaşımla birlikte her gün kenara 1 lira atarak başladık. Kudüs’e gidebilmek için para biriktiriyorduk. Ama bu öyle bir dava ki dolup taşıyorsunuz o yüzden de bir yerden sonra bu bize yetmedi. Bizim hayatımızı bir konferans değiştirdiyse biz de bir başkasının belki onların yüzlerin hayatını değiştirebiliriz diye düşündük. İlk olarak yurtta yanı başımızda kalan arkadaşlarımıza anlatmalıyız dedik ve yurt içinde bir konferans düzenledik. Kendimizi, davamızı anlattık. Konferans bittiğinde aramıza katılmak bu davada yer almak isteyen arkadaşlarımız oldu. Sonrasında da artık büyümüş, sistemli bir kulüp haline gelmiştik.

Yurt arkadaşlarınızdan gelen tepkiler nasıldı?

Biz konferansı yaptığımızda aslında gördük ki bu dertle dertlenen çok insan var, sadece neyin nasıl yapılacağı konusunda sıkıntı yaşıyorlardı. Münevverhane olarak biz bu noktada devreye girmiş olduk. Mesela Suriye için yardım topladık, yurdumuz bize bunun için bir oda tahsis etti ve o odanın kapısı hiç kapanmadı. Yardım kolileri hazırladık.Kermesler düzenledik. Kermeste satılacak ürünleri kendimiz hazırladık, herkes bir şekilde o odaya uğruyordu; birisi keçe kesiyordu birisi bir dikişi yapıp çıkıyordu. Hiçbir şey yapamayan yoktu en olmadı gönüllülere çay servisi yapılıyordu. Gece dörde beşe kadar o odada bir şeyler yapmak için gayret ediyorduk. Ve biz sonrasında Münevverhane olarak yurt arkadaşlarımızla o kermesi düzenledik çok da güzel geri bildirimler aldık. Bizim hareketimiz bir ilkti, evet bu davada çok fazla insan var ama yurtlar bünyesinde öğrenciler tarafından böyle bir girişimde bulunulmamıştı. Arkadaşlarımız kaldıkları yerde böyle bir projenin içinde yer almaktan dolayı oldukça mutlu oldu..Aslında çekilen bir sancı vardı biz sadece ona ve kendimize bir yol çizdik.

Şuan kulüp başkanı olarak görevde Büşra Muvafık var. Sizi biraz tanıyalım.

İsmim Büşra Muvafık 21 yaşındayım tıp fakültesi 3. sınıf öğrencisiyim.

Siz Münevverhane ile nasıl tanıştınız?

Benim hikayem biraz daha eskiye dayanıyor. Fen lisesinde okurken arkadaşlarımızla bu dava için hep bir şeyler yapmaya çalışıyorduk. Üniversiteye geldiğimde de bunun için bir ortam aradım ve yurdumuzda Münevverhane adında bir kulüp olduğunu duydum konferanslarına yardım kampanyaların katıldım. Sonra da kendimi kulüp başkanı olarak buldum.(Gülüyor) Aslında ben ve  burada bulunan arkadaşlarım hep bir fikre, projeye sahiptik, Münevverhane aracılığıyla da  TDV  Yurtlar’ında bunun için uygun zemini bulduk. Yurdumuzun imkanları ve kendi çabamızla güzel şeyler yaptık yapmaya da devam ediyoruz.

Aramızda kulübün diğer üyeleri de var, sizleri ve tanışma hikayelerinizi dinleyebilir miyiz?

-Ben Zeynep Betül Kaya. 21 yaşındayım, psikoloji 2. sınıf öğrencisiyim. Aslında ben dava bilinci olan biri olduğumu düşünmüyorum. Ama hep insanlara faydalı olmak  onlar için bir şeyler yapmak beni mutlu etti. Aklımda gerçekleştirilmeyi bekleyen fikirler vardı onların hayata geçmesi gerekiyordu ve kaldığım yerde tüm bunları yapabileceğim bir yer varmış, Münevverhane. Kulübün içine dahil olup projelerde yer almaya başladıktan sonra dava şuuru oluştu. Şimdi hep birlikte aklımızda olan fikirleri uygulamaya döküyoruz.

-İsmim Yüsra Server. 21 yaşında hukuk son sınıf öğrencisiyim. Üniversiteye geldiğimden beri yapmak istediğim projeler katılmak istediğim konferanslar vardı ama bunlara ortam yoktu. Yurtta Münevverhane ile tanıştım, sonrasında şunu yapabilir miyiz bu da olabilir mi derken ortaya güzel işler çıktı.28 Şubat etkinliği gibi. TDV bize aklımızda olan fikir ve projeler için ortam sağladı biz de harekete geçtik.

-Büşra Kökçam 22 yaşındayım. Diş hekimliği son sınıf öğrencisiyim. Hepimizin olduğu gibi benim de heyecanlarım,hayallerim vardı. Afrika’da bir suyu kuyusu açmak istiyordum ama bunu sadece istiyordum neyi nasıl yapmam gerektiğini bilmiyordum sonrasında yurdumuzda Münevverhane adında bir kulüp olduğunu duydum. Sonra kulübün planlanmış projelerinde yer almaya başladım bir işin ucundan tutmak bir şeylere vesile olmak için güzel bir ortamdı benim için. Duymadığım birçok isim fark etmediğim birçok konuda fikir sahibi oldum.

-Ben kulübün yenilerindenim ismim  Özge Özdemir, kulübe 2017’de dahil oldum. Yurt içinde böyle bir projenin yapıldığını duydum. Çok güzel çalışmalar yapıldığını gördüm,ortada bilinçli bir gençlik vardı ben de bu işin bir ucundan tutmak istedim. Sonrasında da projelerde yer almaya başladım.

Peki yaptığınız projelerde diğerlerine nazaran daha büyük ses getiren, fark oluşturan bir proje var mıydı?

-Kardeş topraklar projesi bizim için çok kıymetliydi. Münevverhane’nin ilk göz ağrısı. Bir şeyler yapılabileceğimizi bilinç oluşturalabileceğimizi gösteren bir projeydi.

-Nekbe programı da bunlardan biri. Bu programın öncülüğünü Münevverhane yaptı ancak Ankara’daki genç sivil toplum kuruluşlarının da katılım gösterdiği bir programdı. 20 kadar STK ‘yı bir araya getirdik. Nekbe Günü ile alakalı bir farkındalık oluşturmak istedik. Bu program bize öğretti ki davanın sahibi biz değiliz davanın sahibi Allah biz sadece o yolda olmakla mükellefiz ve yolda olduğumuz sürece de Allahın büyüklüğünü görüyoruz. 100 kişi toplamakta güçlük çekeceğimizi düşündüğümüz  projede 500 kişilik salonda 700 kişiyi ağırladık.İnanılmaz güzel geri dönüşler aldık..

Peki tüm bu programlara nasıl hazırlanıyorsunuz?

Bununla hususi ilgilenen arkadaşlarımız var. Makale okumaları yapıyor birebir şahıslara ulaşıp yaşam öykülerini kayda alıyoruz.

Programlara davet ettiğiniz konuşmacılara nasıl ulaşıyorsunuz? İletişim ağınızdan biraz bahseder misiniz?

Aslında biz fikirle ortaya çıkıyoruz araştırmalar yapıyoruz alanla ilgilenen kişilere gidip onlarla birebir görüşüyoruz. Aracı bir kişi yok kendimiz bizzat sahaya inip bu iletişim ağını sağlıyoruz. Bir derdi olan herkes bunu başarabilir arada bir başkasına gerek kalmıyor. Zaten siz sahaya çıktığınızda bir şekilde ağ oluşuyor, bir isim alıyoruz ona ulaşmaya çalışırken başka bir isimle görüşüyoruz. Bir muhabire ulaşmaya çalışırken bambaşka kişilerle tanışıyoruz.

Bu hazırlık süreci ve projelerin hayata geçirilmesi ciddi bir emek ve zaman gerektiriyor. Hepiniz öğrencisiniz, yoğunluklarınız arasında bunu nasıl başarıyorsunuz?

Biz bir yola çıktık ve o yolda büyüdük. ”Şuan için de bu faaliyetlerde yer almıyor olsaydık boş bir yaşantımız akıp giden vakitlerimiz olurdu.” Ama siz bir şeyi isterseniz bununla alakalı planlamayı hayatınızda yaparsınız; kimimiz hukuk kimimiz tıp okuyor. Elbette yoğunluklarımız oluyor fakat gönüllülük sizin keyfi katılım göstereceğiniz bir durum değil.Eğer bir işte gönüllü iseniz bütün sorumluluklarını almalısınız. Sadece enerjiniz yüksekken değil düşükken de dahil olabilmelisiniz. Sonuçta hepimiz bir şeylere iman etmişiz Bizler de iman ettiğimiz davada üzerimize düşenleri yapmaya gayret ediyoruz. Bizim değerlerimize biz sahip çıkabiliriz ”hatırlamak ve harekete geçmek zorundayız.”

Son olarak aklı ve kalbi sizinle aynı yolda olan arkadaşlarınız için söylemek istediğiniz bir şeyler var mı?

-Şu an Müslüman coğrafyada sadece biz kaldık. Bütün gözler umutla Türkiye’ye çevrilmiş durumda. O yüzden ”az laf çok iş..” Kendimizi çok geliştirmeliyiz.

-Müslüman gençlik olarak üzerimize düşen bizden beklenen çok şey var,durmaya vaktimiz yok! Çok okumalı çok araştırmalıyız.
-Bu çalışmalar insanı araştırmaya okumaya yönlendiriyor, sonuçta hepimiz üniversite öğrencisiyiz kendimize katmak istediğimiz şeyler var ve bu projeler tam olarak da bu noktada gelişimimiz için en büyük desteği sağlıyor. O yüzden muhakkak bir yerden başlamalılar.

-İstemeliler! İstemekten korkmadan.. İstemek için de bilmek gerekiyor, bir şeyleri hatırlamaya ve bilmeye ihtiyacımız var.

-En verimli çağlarımızdayız. Çok daha donanımlı olmalı, harekete geçmeliyiz.

TDV Yurtlar İşletmesi olarak öğrencilerimize teşekkür ediyoruz. Yolunuz aydınlık, hareketiniz daim olsun..